따뜻하게
– Sıcak
나를 감싸오네
– Beni paketliyorsun.
기분좋은 공기
– Hoş hava
내 코 끝을 스치네
– Burnumun ucunu kırıyor.
이제야 알 것 같아 세상이 아름다운 이유
– Sanırım şimdi dünyanın neden güzel olduğunu biliyorum.
너를 만나고 나서야 깨달아
– Bunu ancak seninle tanıştıktan sonra anlıyorum.
같은 거리에서도 모든게 달라져
– Aynı mesafede bile, her şey farklı.
지나가는 매 순간에 니가 보여
– Her geçen dakika seni görüyorum.
널 닮은 구름과 널 담은 바람도
– Sana benzeyen bulutlar, seni tutan rüzgar.
느껴지네 매일이 새로워져
– Hissediyorum. Her gün yeni.
모든게 feel so good, feel so good, feel so good
– Her şey çok iyi hissediyor, çok iyi hissediyorum, çok iyi hissediyorum
니가 선물해준 수많은 기억들
– Bana verdiğin bir sürü anı.
하나하나가 너무나 달콤해
– Her biri çok tatlı.
계속 이어가고 싶은데
– Devam etmek istiyorum.
Baby it’s you, ooh
– Bebeğim sensin, ooh
바로 you, ooh
– Doğru, ooh
쏟아지는 햇살처럼 별빛처럼
– Güneş ışığı gibi, yıldız ışığı gibi.
달빛처럼 언제나 곁에 있어준
– Ay ışığı gibi hep seninleydim.
‘Cause it’s you, ooh
– Çünkü sensin, ooh
Always you, ooh
– Her zaman sen, ooh
가장 어두운 밤에
– En karanlık gecede
온기가 되어준 너
– Sıcak olan sensin.
Oh now I know that
– Oh şimdi bunu biliyorum
You’re the sweetest thing
– Sen en tatlı şeysin
달콤한 입술로 말해줄래 yeah
– Bana tatlı dudaklarla söylemeni istiyorum Evet
Oh now I know that
– Oh şimdi bunu biliyorum
You’re the sweetest thing
– Sen en tatlı şeysin
점점 커지는 맘
– Daha büyük ve daha büyük olmak gibi
향기롭게 퍼지는 이 밤
– Bu balsam aromatik olarak yayılır
Oh now I know that
– Oh şimdi bunu biliyorum
You’re the sweetest thing
– Sen en tatlı şeysin
어떤 향기 보다
– Herhangi bir koku daha
훨씬 더 달콤하게
– Çok daha tatlı
모든게 beautiful, beautiful, beautiful
– Her şey güzel, güzel, güzel
니가 선물해준 수많은 기억들
– Bana verdiğin bir sürü anı.
하나하나가 너무나 소중해
– Her biri çok değerli.
계속 이어가야만해
– Devam etmeliyiz.
Baby it’s you, ooh
– Bebeğim sensin, ooh
바로 you, ooh
– Doğru, ooh
쏟아지는 햇살처럼 별빛처럼
– Güneş ışığı gibi, yıldız ışığı gibi.
달빛처럼 언제나 곁에 있어준
– Ay ışığı gibi hep seninleydim.
‘Cause it’s you, ooh
– Çünkü sensin, ooh
Always you, ooh
– Her zaman sen, ooh
가장 어두운 밤에
– En karanlık gecede
온기가 되어준 너
– Sıcak olan sensin.
부드럽게 녹아내려 everyday
– Her gün hafifçe eritin
솜사탕같은 우리 추억을(추억을)
– Pamuk şeker gibi anılarımız(anılar)
하얀 캔버스에 그릴게 (yeah, yeah)
– Beyaz bir tuval üzerine boyayacağım (Evet, Evet)
온세상 가득 흘러내리는
– Bütün dünya su dolu
너와 이제는 모든걸 함께해
– Sen ve her şey birlikte.
Baby it’s you, ooh
– Bebeğim sensin, ooh
바로 you, ooh
– Doğru, ooh
쏟아지는 햇살처럼 별빛처럼
– Güneş ışığı gibi, yıldız ışığı gibi.
달빛처럼 언제나 같이 있을게
– Ay ışığı gibi hep yanında olacağım.
‘Cause it’s you, ooh
– Çünkü sensin, ooh
Always you, ooh
– Her zaman sen, ooh
항상 니 곁에서
– Her zaman seninle.
니 온기가 되어줄게
– Senin sıcaklığın olacağım.
Oh now I know that
– Oh şimdi bunu biliyorum
You’re the sweetest thing
– Sen en tatlı şeysin
아름다운 눈빛으로 말해 yeah
– Güzel gözlerle, evet de
Oh now I know that
– Oh şimdi bunu biliyorum
You’re my everything
– Sen benim her şeyimsin
점점 커지는 맘
– Daha büyük ve daha büyük olmak gibi
온통 너와나 뿐인 밤
– Bütün gece sadece sen ve ben kaldık.

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.