Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 40

akortlu * Akordu olan, akort edilmiş. akortsuz * Akordu olmayan, akort edilmemiş.* Birbirini tutmayan, uyumsuz. akortsuzlaştırmak * Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek. akortsuzluk * Ses düzensizliği veya ayarsızlığı.* Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma. akraba * Kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım.* Oluşma yönünden aynıkaynağa dayanan şeyler.* […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 35

akıl doktoru * Psikiyatrist. akıl durdurmak * bir şey çok şaşırtıcınitelikte olmak, insanışaşırtmak. akıl erdirememek (veya ermemek) * ne olduğunu anlayamamak, sırrınıçözememek. akıl erdirmek * anlamak, sırrınıçözmek. akıl etmek * herhangi bir önlem veya çareyi zamanında düşünmek, vaktinde hatırlamak. akıl hastahanesi * Akıl hastalarının yatırıldığıhastahane. akıl hastası * Ruh hastası, deli. akıl havsala almamak * […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 36

akılsallaştırmak * Bir şeyi akılsa duruma getirmek. akılsız * Aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışıkıt. akılsız başın cezasınıayak çeker (veya akılsız iti veya köpeği yol kocatır) * düşüncesizlik veya tedbirsizlik yüzünden, gereksiz yere gidip gelme zahmetine katlanılır. akılsızlık * Akılsız olma durumu.* Akılsızca yapılan işveya davranış. akılsızlık etmek * düşüncesiz ve yersiz […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 31

ahlâksızca * Ahlâksız biçimde veya tarzda. ahlâksızlık * Ahlâksız olma durumu.* Ahlâk kurallarına uymama, ahlâksızca davranış. ahlâksızlık etmek * ahlâksızca davranmak. ahlama * Ahlamak işi. ahlamak * İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak. ahlat * Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu (Pirus piraster).* Bu ağacın, armuda benzeyen ve […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 32

aile gazinosu * Sadece evlilerin girebildiği ve birlikte eğlendikleri yer. aile hayatı * Aile bireylerinin bütün işlerini düzenli olarak ev içinde yapma durumu. aile hukuku * Aileyi oluşturan kişilerin karşılıklıhak ve görevlerini düzenleyen hukuk dalı. aile meclisi * Aile makamının görevini yerine getiren kan veya soy hısımlarından en az üç kişiden oluşan heyet. aile ocağı […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 33

ak yıldız * Çoban yıldızı. aka * Büyük kardeş, ağabey. akabe * Tehlikeli, sarp ve zor geçit. akabinde * Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından. akacak kan damarda durmaz * herhangi bir zarar karşısında bunun kaçınılmaz olduğunu anlatarak avundurmak için söylenir. akaç * Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 34

akça * Oldukça beyaz, beyazca. akça * Bkz. akçe. akça armudu * İnce kabuklu, sarı, etli ve sulu bir tür armut. akça pakça * Beyaz tenli, güzel (kadın). akça yel * Güneydoğudan esen yel, keşişleme. akçaağaç * Akçaağaçgillerden süs ağacı olarak da dikilen tahtasıhafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer). akçaağaçgiller * İki çeneklilerden, örneği […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 23

ağır kaçmak * gücendirici olmak. ağır kayba uğramak * maddî ve manevî büyük zarar görmek. ağır kayıp * (savaş, deprem, sel gibi doğal afetlerde) Büyük kayıp.* Maddî zarar. ağır küre * Yer yuvarlağının, yoğunluğu ve katılığıçok olan bölümü, barisfer. ağır ol! * ciddî, ağırbaşlı, soğukkanlı, sabırlı ol!.* acele etme, yavaşol!. ağır oturmak * uslu durmak. […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 21

ağaç sansarı * Sansargillerden, sırtıkoyu esmer, karnıdaha açık, iyi tırmanan, postu değerli bir memeli türü (Martesmartes). ağaç yaşiken eğilir * çocuklar küçük yaşta kolay eğitilir, büyük insan kolay kolay eğitilemez. ağaççık * Taflan gibi, dallarıdibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç. ağaççılık * Ağaç yetiştirme işi. ağaçdelen * Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek. ağaçkakan * Serçegillerden, […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 22

ağdalık * Pekmez yapmaktan başka işe yaramayan üzüm. ağdırma * Ağdırmak işi. ağdırmak * Ağmasına sebep olmak.* Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanıağır gelmek. ağı * Organizmaya girince kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyıöldürebilenmadde, zehir. ağıağacı * Zakkum. ağıçiçeği * Zakkum. ağı gibi * acıveren, çok etkileyen.* çok sert, […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 20

agucuk * Süt çocuğu.* Süt çocuğunu sevmek için söylenir. agulama * Agulamak işi.* Yeni doğmuş bebeklerin çıkardığıses. agulamak * (bebek) Agu agu diye ses çıkarmak. aguş * Kucak. ağ * İplik, sicim, tel gibi ince şeylerden kafes biçiminde yapılmışörgü.* Örümcek gibi birtakım hayvanların salgılarıyla oluşturduklarıörgü.* Ülke yüzeyine yaygınlaştırılmışörgü, şebeke.* Tuzak.* Oyun alanını ortadan ikiye bölen […]

Kategoriler
A - Sözlük SÖZLÜK Türkçe Sözlük

Türkçe Sözlük A Sayfa 28

ağzından düşmemek (veya düşürmemek) * her zaman sözünü etmek. ağzından girip burnundan çıkmak * türlü yollara başvurarak birini bir şeye razıetmek, kandırmak. ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme * “lehte konuşmuyorsun, bari aleyhte de konuşma” anlamında kullanılır. ağzından kaçırmak * istemediği hâlde boş bulunup söyleyivermek. ağzından kapmak * birinin bildiği şeyleri, ustalıklıkonuşmalarla ona sezdirmeden öğrenmek.* […]