Faut parler, tu fais le sourd
– Konuşmalısın, sağırsın.
Et tu pleures quand faut rire
– Ve gülmek zorunda kaldığında ağlarsın
Tu perds du temps, des amis
– Zaman kaybedersiniz arkadaşlar.
Chacun sa vie
– Her biri kendi hayatı
Si personne te relève
– Eğer kimse seni almazsa
Pourquoi tu restes assis
– Neden hala oturuyorsun
Tu te voiles la face
– Yüzünü sakladığın
En fait tu fuis
– Aslında kaçıyorsun.
Tout ira bien, oublie avance
– Her şey yoluna girecek, ilerlemeyi unut
Sans bruit
– Gürültü yok
Hier c’est loin, maintenant faut faire
– Dün çok uzakta, şimdi yapmalı
Ta vie
– Senin hayatın
Tout ira bien, oublie avance
– Her şey yoluna girecek, ilerlemeyi unut
Sans bruit
– Gürültü yok
Regarde au loin, tu peux
– Mesafeye bak, yapabilirsin
Souris
– Fare
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Couler, couler
– Lavabo, Lavabo
Ne retiens pas les gens
– İnsanları geri tutma.
Vaut mieux les laisser s’en aller (s’en aller)
– İyi, gidin onları () izin
Si je ne suis pas ton genre
– Eğer senin tipin değilsem
Tu devrais même pas me calculer (calculer)
– Beni hesaplamamalısın bile (hesapla)
Le temps finira par dire si t’es bien accompagné (accompagné)
– Süre sonunda eğer birlikte iseniz (birlikte)söyler
T’as assez donné maintenant laisse couler (couler)
– Yeterince verdin şimdi akmasına izin ver (akış)
Tout ira bien, oublie avance
– Her şey yoluna girecek, ilerlemeyi unut
Sans bruit
– Gürültü yok
Hier c’est loin, maintenant faut faire
– Dün çok uzakta, şimdi yapmalı
Ta vie
– Senin hayatın
Tout ira bien, oublie avance
– Her şey yoluna girecek, ilerlemeyi unut
Sans bruit
– Gürültü yok
Regarde au loin, tu peux
– Mesafeye bak, yapabilirsin
Souris
– Fare
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Couler, couler
– Lavabo, Lavabo
Allez, respire un peu
– Hadi, biraz nefes al.
C’est dur, qu’est-ce qu’on y peut?
– Zor, bu konuda ne yapabiliriz?
Qui te dit qu’ailleurs c’est mieux?
– Başka bir yerin daha iyi olduğunu kim söyledi?
C’est mieux, c’est mieux
– İyidir, iyidir
On aura pas besoin d’eux
– Onlara ihtiyacımız olmayacak.
Les soucis, les envieux
– Endişeler, kıskanç
Pense à toi juste un peu
– Kendini biraz düşün.
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Couler, couler
– Lavabo, Lavabo
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Faut laisser couler
– Akmasına izin vermeli
Couler, couler
– Lavabo, Lavabo
Allez, allez oh
– Hadi, hadi oh
Allez, allez oh
– Hadi, hadi oh
Allez, allez oh
– Hadi, hadi oh
Allez, allez oh
– Hadi, hadi oh
Allez, allez oh
– Hadi, hadi oh
Allez, allez oh
– Hadi, hadi oh
Allez, allez oh
– Hadi, hadi oh
Allez, allez oh
– Hadi, hadi oh
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.