Can you see, the sky cascading?
– Gökyüzünü görebiliyor musun?
The colors are infinite (ooh-ooh-ooh-ooh)
– Renkler sonsuzdur (ooh-ooh-ooh-ooh)
Feel it now a new sun glistens
– Şimdi hisset yeni bir güneş parlıyor
Rising within me (ooh-ooh-ooh-ooh)
– İçimde yükseliyor (ooh-ooh-ooh-ooh)
We’re flying higher
– Daha Yükseğe uçuyoruz
Than we’ve ever been
– Hiç olmadığımız kadar
We’re flying high
– Yüksek uçuyoruz
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
It’s a good day for dreaming
– Bu rüya için iyi bir gün
There’s a hope, there’s a spark, there’s a fire
– Bir umut var, bir kıvılcım var, bir yangın var
There’s a light in the dark burning brighter
– Karanlıkta daha parlak yanan bir ışık var
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
It’s a good day for dreaming
– Bu rüya için iyi bir gün
Away we go, to places we know
– Uzaklara gidiyoruz, bildiğimiz yerlere
Only in our dreams (ooh-ooh-ooh-ooh)
– Sadece rüyalarımızda (ooh-ooh-ooh-ooh)
Starry-eyed, there’s nowhere we can’t fly
– Yıldızlı gözlü, uçamayacağımız hiçbir yer yok
The world is an open sea (ooh-ooh-ooh-ooh)
– Dünya açık bir denizdir (ooh-ooh-ooh-ooh)
Break through the ceiling
– Tavanı kır
Nothing in our way
– Yolumuzda hiçbir şey yok
Into the blue
– Mavi içine
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
It’s a good day for dreaming
– Bu rüya için iyi bir gün
There’s a hope, there’s a spark, there’s a fire
– Bir umut var, bir kıvılcım var, bir yangın var
There’s a light in the dark burning brighter
– Karanlıkta daha parlak yanan bir ışık var
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
It’s a good day for dreaming
– Bu rüya için iyi bir gün
A life, a time, a change
– Bir hayat, bir zaman, bir değişiklik
A crash, a song, a wave
– Bir çarpışma, bir şarkı, bir dalga
The earth, the sky that breaks
– Dünya, Kırılan gökyüzü
A map, a road, a way
– Bir harita, bir yol, bir yol
A voice, a heart that’s brave
– Bir ses, cesur bir kalp
A love, a look, a face
– Bir aşk, bir bakış, bir yüz
A sound, a cry, a shake (ooh-ooh-ooh-ooh)
– Bir ses, bir ağlama, bir sarsıntı (ooh-ooh-ooh-ooh)
My eyes are wide awake
– Gözlerim uyanık
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
It’s a good day for dreaming
– Bu rüya için iyi bir gün
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
It’s a good day for dreaming
– Bu rüya için iyi bir gün
There’s a hope, there’s a spark, there’s a fire
– Bir umut var, bir kıvılcım var, bir yangın var
There’s a light in the dark burning brighter
– Karanlıkta daha parlak yanan bir ışık var
(Ooh-ooh-ooh-ooh)
– (Ooh-ooh-ooh-ooh)
It’s a good day for dreaming
– Bu rüya için iyi bir gün

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.